Desteklenmeyen bir internet tarayıcısı kullandığınızı fark ettik. TripAdvisor internet sitesi düzgün olarak görüntülenemeyebilir.Aşağıdaki internet tarayıcılarını destekliyoruz:
Windows: Internet Explorer, Mozilla Firefox, Google Chrome. Mac: Safari.

“Garson sorunu”

atik et balık
5 / 25. sıradaki Restoranlar - Beyşehir
Mutfaklar: Türk
Restoran detayları
Yorum Zamanı: 3 Ağustos 2017 mobil cihaz aracılığıyla

Daha once olumsuz yorumuma ragmen davetli olarak bu restorana birdaha gittim. Belki servis duzelir umudum vardi. Malesef ayni olumsuzluklar devam ediyor. Enbuyuk sorunlardan bitanesi ise ortalikta artist gibi gezinen kendini Bruce Lee sanan garson. Siz bu garsonu calistirmak zorundamisiniz??
Yuzlerce restoranda yemek yedim kac garson gordum ama bakarmisiniz diye seslendigimde "soyle" diye cevap veren garsonu hayatimda ilk defa bu restoranda gordum. Bu ne lavabalilik, bu ne densiz ve saygisizlik.
Su garsonlariniza acil ceki duzen verin.
Birde sipraris verildiginde 45dk bekletilirmi hic musteri?
Neyse bu kadar yeter daha fazlasini yazmayayayim.

2  Teşekkürler Ellemedursun
Bu yorum bir TripAdvisor üyesinin kişisel görüşü olup TripAdvisor LLC şirketine ait değildir.
Bir Yorum Yazın
Yorumlar (21)
Gezgin puanı
Gezgin tipi
Dönem
Dil

2-6/21 yorum

Yorum Zamanı: 29 Ekim 2016 mobil cihaz aracılığıyla

Her şeyden önce, sazan balığı şahane.. fiyat 1kg=22TL makul fiyat. Bence balık 25 olsun salata ikram gelsin..şık olan budur. Servis duzgun, biraz daha sakince deneni dinleyen garsonlar lazim. Söylemezsiniz salatayı hemen adisyona yazip istemeden getiriyorlar, hoş değil..Mekan temiz, çaylar güzel..fiyatlar normal.. Kısaca biz beğendik tesekkur ediyoruz.

Teşekkürler Umut Baran T
Bu yorum bir TripAdvisor üyesinin kişisel görüşü olup TripAdvisor LLC şirketine ait değildir.
Yorum Zamanı: 10 Ekim 2016

Harika bir balık ziyafeti için gidilebilecek bir mekan. Tüm servisi harika idi. Pidesi, balı, peyniri, salatası... Beyşehire yolu düşenlere tavsiye ederim.

    • Değer
    • Hizmet
    • Yemek
Teşekkürler Seyyah555
Bu yorum bir TripAdvisor üyesinin kişisel görüşü olup TripAdvisor LLC şirketine ait değildir.
Yorum Zamanı: 10 Ekim 2016

Bir pazar günü öğle saatlerinde ulaştığımız lokanta göl kıyısında. Göl ile arasında yaklaşık yetmiş metre genişliğinde bir park var. Yorumlarda yazılan göl kenarı ibaresine açıklık getirmek amacıyla yazıyorum bunu ki lokanta gölün dibindeymiş gibi anlaşılmasın. Ayrıca masaya oturduğunuzda gölü görebilmek için yerinizden bayağı bir doğrulmanız gerekiyor. Lokantanın içi fena değil. Masalar ve yiyeceklerin bulunduğu dolaplar iyi dizayn edilmiş. Diğer yorumcuların belirttiği gibi tuvaletler, lavabolar ve mescid bahçede bulunuyor. Sadece el yıkayabilmek için içeride ve maalesef yemek reyonu ve masaların çok yakınında yan yana iki adet lavabosu var. Soğuk kış günleri haricinde tuvaletlerin ve lavaboların dışarıda olması açıkçası çok sorun teşkil etmez hatta koku probleminden dolayı lokanta dışında olması tercih bile edilebilir. Lokantanın kışlık olarak kapalı ve mevsimlik olarak da yarı açık bölümü var. Mekân kısaca bu şekilde.

Yemekler ile ilgili olarak ilk dikkat çeken husus, elde hazırlanarak sunulan (ezme, köfte vb.) yiyeceklerde aşçının tuz konusunda cömert davranmasıydı. Tansiyon hastalarının yemesi mümkün değil. Yemek çeşidi olarak eğer erken giderseniz ızgara et, tavuk ve balık çeşitleri ile yağda kızartılan sazan, göl levreği ve levrek fileto bulabilirsiniz. Biraz daha geciktikçe neredeyse yiyecek şey bulamaz hale geliyorsunuz. Kısaca şunu belirteyim, Beyşehir’deki balık lokantalarında sazanın yapılış şeklinden ve kızartıldıkları ucuz yağlardan dolayı sazan gibi lezzetli bir balıktan tıpkı benim gibi nefret edebilirsiniz. Maalesef ve maalesef gölden çıkan doğru dürüst bir balık olmadığı gibi, sazan gibi bir balığı da Yaka Manastırdaki Atik Yayla’dan Tolca Köyündeki Oscar Balık Lokantasına kadar Beyşehir’de mahvetmeyen bir balık lokantası görmedim. Yani bu durum sadece bu lokantaya mahsus değil. Güzelim balığın derisini yüzdükten sonra kızgın yağa atıp dışı kupkuru, içi cıvık, lezzetsiz ve zevkle yenmeyen bir hale sokarak önünüze getirmeyi balık lokantacılığı zannediyorlar bu yörede.

Gelelim lokantayla birebir muhatap olduğunuz kısma, GARSONLAR. Çok samimi davranıyorlar. Şöyle ki; Buzdolabındaki adana şişlerin üzerindeki sera streç şeffaf plastiğin üzerinde satılmayı beklercesine sırtüstü yatmış olan karasineği çıplak eliyle alıp attıktan sonra kendisine söylediğim “elini yıkamadan bize servis yapma lütfen” sözüme karşılık olarak pişkin bir şekilde “biz hijyenik bir lokantayız abi, sıkıntı olmaz” cevabı, garsonların samimiyette zirveye ulaştıklarının en iyi delili olsa gerek. Sineğin etlerin üzerindeki varlığına mı yanarsın, bunu çıplak elle alıp lokantanın içine (evet herhangi bir yer değil, bulunduğu ön taraftan buzdolabının arka tarafına sineği fırlattı) attığına mı yanarsın, bunların üstüne “hijyeniğiz” dediğine mi yanarsın yoksa tüm bu olanlardan sonra ellerine yıkamak için beş metre ötedeki lavaboya dahi yönelip gitmediğine mi yanarsın.

Lokantaya ilk bakışınızda genel olarak temiz gibi görünüyor ama demek ki arka planda derin manalar da barındırıyorlar. Yemeği yedikten sonra henüz biz masadayken ıslak (sabunsuz ve sadece ıslak) bir sünger ve yarı ıslak bir bezle gelen garson, üzerimize masa kenarlarından suları damlatarak masanın kaba kirini aldı ve sonra yarı ıslak beziyle de masayı kuruladı. Haliyle kurutulamamış olan masaya rica minnet getirttiğimiz çaylarımızı koymak zorunda kaldık. Bunu neden yazdım, yemek esnasında ekmek vesairenizi masanın üzerine bırakınca yemek sonunda yapılan temizliği görüp yediğiniz ekmekten mideniz bulanmasın diye. Hele ıslak masaya güneş vurunca masada meydana gelen yansıma, masa temizliğinin de personel hijyeninden farklı olmayıp, temizliğin hangi boyutlarda olduğunu çok bariz ortaya koyuyor, çünkü biz güneşin yansıdığı kenar masadaydık. Bu nedenle mutlaka burada yemek yemeniz gerekiyorsa tavsiyem, en azından ekmekleri peçete üzerine koyarak masayla temasını engelleyin. Masalarda ıslak mendil bulunmuyor, kasada da ıslak mendil ve kolonya yok. Islak mendil koymak için çam kozalağından çok güzel bir sepet vardı ama ilk hesap ödeyen müşteriler olmamıza rağmen sepet de boştu. Ha bir de kasada ağzınızın tatlanması için konulan küçük şekerler var. Sağolsunlar düşünmüşler fakat şekerler Arpi isimli merdiven altı bir firmanın ve sizi yediğinize pişman eder türden. Onu bari torku veya şölen gibi kaliteli bir markadan koyabilirlerdi.

Cebinizle ilgili duruma gelirsek, fiyatlar et ürünleri için makul seviyede fakat balık için aynı şeyi söylemek pek mümkün değil. (Bundan sonraki cümlelerimde balıktan kastım çupra ve levrek yani ızgaralık deniz balıklarıdır, sazan ve diğer yağda kızartılan göl balıklarıyla ilgili düşüncelerimi daha önce yukarıda belirttim.) 250-300 gramlık bir balığı neredeyse kilogram fiyatına yiyebilirsiniz. Balık lezzetli. Hatta et ürünlerinden çok daha lezzetli idi. Fakat uzunlamasına ortadan keserek iki parça halinde pişiriyorlar. Balık seven ve benim gibi sadece balık yemek için giden müşterilerdenseniz ikiye böldürmeden bütün halinde pişirtmenizi tavsiye ederim. Ayrıca balıklar küçük olduğu ve kılçığa ayrıldığı için iki balık istemeniz gerekebilir ki bu da iki kat fiyat anlamına gelir. Ya balığa doyacaksınız ya da iki kat fiyat ödeyeceksiniz ki balıklar verilen paraya göre hakikaten küçük. Salata ve yemek dışındaki diğer şeyler ayrı ayrı ücrete tabi, yani ikram olarak düşünmeyin. Tatlı elbette ayrıca ücretlendirilir ki sabit menü olmadığı için bu normal.

Lokantanın en büyük sorunu bence fiyat ve mekân olarak lüks görünümü vererek işletmecilik olarak lokantacılık konseptinden çok uzaklarda olması. Düzgün bir işletme mantığıyla hem çok iyi bir iş ve hem de müşteri memnuniyeti ortaya konulabilir. Temizliğe ve personele gerçekten çeki düzen verilmesi lazım. Buradaki durum sanayilerdeki esnaf lokantalarının çoğunda yok. Oralara giderken de lezzet hatırına bu hallerini göz önüne alarak gidersiniz fakat Atik balık lokantasında lezzet de vasat olduğu için gitmenin, hele özellikle gitmiş olmak için gitmenin bir mantığı kalmıyor. Bu lokantanın uzun yolda yol kenarı bir kere uğramalık bir lokanta mantığıyla hareket etmekten uzaklaşarak müşterilerini daimi müşteri olarak kabul etmesi ve ona göre davranması gerekiyor. Neticede müşteriler para veriyor ve verdiği paranın hakkını almak ister.

Sonuç olarak temizlik, garsonların samimiyeti(!?), her ürün için ayrı ayrı ücretlendirme benim için sorun değil diyorsanız gözü kapalı gidebilirsiniz. Bunlar eğer benim için de önemli diyorsanız gidebilmeniz için gerçekten gözünüzü kapatmanız lazım ki göz görmeyince gönül katlanarak yiyebilesiniz.

    • Değer
    • Hizmet
    • Yemek
11  Teşekkürler alpaslan76
Bu yorum bir TripAdvisor üyesinin kişisel görüşü olup TripAdvisor LLC şirketine ait değildir.
Yorum Zamanı: 14 Eylül 2016 mobil cihaz aracılığıyla

Akşam saat 5 te lokantaya girdiğimizde hiç bir balık çeşiti kalmamış ve bunu ukalaca söyleyen garsonlarda çabası. Adı lokanta ama malesef yiyecek hiç birşey yok.

Teşekkürler Mustafa B
Bu yorum bir TripAdvisor üyesinin kişisel görüşü olup TripAdvisor LLC şirketine ait değildir.

atik et balık işletmesini inceleyenler şunları da inceledi:

 
Beyşehir, Konya İli
Beyşehir, Konya İli
 

atik et balık - hiç orada bulundunuz mu? Deneyimlerinizi paylaşın!

Bir Yorum Yazın Resim Ekleyin

İşletme Sahipleri: Hikaye sizin açınızdan nasıl?

Bu işletmenin sahibi veya müdürü müsünüz? Yorumlara yanıt vermek, profilinizi güncellemek ve bunun gibi pek çok şeyi yapabilmek için kaydın size ait olduğunu ücretsiz olarak doğrulayın.

Kaydınızın Size Ait Olduğunu Doğrulayın